Yazar: Zeynep Koçak

“Günün farklı saatlerinde farklı büyüklüklerde olmak gibi… Çok kafa karıştırıcı!” — Alice Harikalar Diyarında “Hiçbir kulübe ait değildi; dünyada hiçbir şeyin parçası değildi. Frankie, kapı eşiklerinde oyalanan, hiçbir yere tam katılamayan birine dönüşmüştü. Ve korkuyordu.” — Düğünün Bir Üyesi Bu iki alıntı, ergenlik döneminin temel meselelerini çarpıcı biçimde ortaya...

Jane Elfer, Ergenler ve Genç Yetişkinlerle Çalışan Psiko-onkoloji Ekibinden Perspektifler kitabında, genç kanser hastalarıyla çalışırken sıkça karşılaşılan bir temayı ele alıyor: hastanın tanı sonrasında kendisine dair algısının değişmesi ve kayıp duygusuyla gelen hüzün. Elfer, kanser tanısının kişinin yaşam çizgisinde ani bir kopuş yaratabildiğini; geçmiş, şimdi...

Ergen için, anne-babanın varlığı artık bir “can simidi” değildir, en iyi ihtimalle ara ara sokulabileceği “güvenli bir limandır”. Ergen bir yandan anne-babasını “iterken”, bir yandan da kendine doğru “çeker”. Tıpkı ergenin iç dünyası gibi kafa karıştırıcıdır bu çekme-itme hali. Anne-baba güç bir dengeyi...

Ergen için, anne-babanın varlığı artık bir “can simidi” değildir, en iyi ihtimalle ara ara sokulabileceği “güvenli bir limandır”. Ergen bir yandan anne-babasını “iterken”, bir yandan da kendine doğru “çeker”. Tıpkı ergenin iç dünyası gibi kafa karıştırıcıdır bu çekme-itme hali. Anne-baba güç bir dengeyi...

Genel olarak bir noktada tıkandığımızı hissettiğimizde, yakın ilişkilerimiz bizi zorladığında ya da kendimizi iyi hissetmediğimizde terapiye başvururuz; anlatmak ve anlaşılmak istediğimizde. Danışanın başvurusu,  değişim isteğine, iyileşme motivasyonuna dair bize bir şey söyler. İlk adım, yardım almayı kabul etmek, kendini bir başkasına teslim edebilmektir-ki bazı durumlarda terapinin hedefi...

Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 10 ilde çok büyük yıkıma yol açan deprem felaketi nedeniyle zor bir dönemden geçiyoruz. Yaşadığımız afet sadece bireysel değil toplumsal olarak da büyük bir fiziksel ve ruhsal yıkıma yol açtı. Enkazdan kurtulan, yakınlarını kaybeden, evini-eşyalarını kaybeden insanlar açısından büyük bir...

Puberte ile birlikte gelen ani fiziksel değişimler cinsel ilgi ve merakları da kaçınılmaz hale getirir. Genellikle kendi bedenine ilgi biçimde başlayan bu süreç, gencin yavaş yavaş çevresindekilere cinsel bir merakla yönelmesiyle devam eder. Ergenlik dönemi ilerledikçe ergenin merak ve fantezilerinin yerini cinsel deneyimler almaya başlar...

Ergenliğe geçiş gençler için olduğu kadar ebeveynler için de zorlayıcı bir süreç olabilir. Her geçiş dönemi gibi içinde yoğun kaygı, endişe, panik duygusu barındıran bu evre, hem gencin tarafında hem de anne babanın tarafında bir değişim ve dönüşüm sürecini gerektirir. Gençler, ayrışma, bağımsızlaşma ve bireyselleşmeleri...

“Tüm zamanını ya odasında ya ayna karşısında ya telefonda ya da bilgisayar karşısında geçiriyor.” “Onunla iletişim kuramıyorum, küçük şeyler konusunda tartışma yaratıyor”. “Eskiden ne kadar tatlı ve canayakın iken şimdi o kadar öfkeli ve uzak”. Ergen ana-babası olmak, kimi zaman heyecanlı, çoşkulu ve gururlandırıcı bir deneyim olurken, kimi...

Fizyolojik değişimlerin hızlı bir şekilde yaşandığı puberte (bluğ, erinlik dönemi) çocukluğun bitişini, ergenliğin ise başlangıcını simgeler. Fiziksel büyüme hızının ani bir şekilde arttığı, üreme organlarının geliştiği, yüz ve vücut oranlarının değiştiği, tüylenme gibi önemli fizyolojik değişimlerin gerçekleştiği puberte gençler için hem heyecan hem de kaygı...