Ergenler Terapiye Ne Zaman ve Nasıl Gelir?

Ergenler Terapiye Ne Zaman ve Nasıl Gelir?

Genel olarak bir noktada tıkandığımızı hissettiğimizde, yakın ilişkilerimiz bizi zorladığında ya da kendimizi iyi hissetmediğimizde terapiye başvururuz; anlatmak ve anlaşılmak istediğimizde. Danışanın başvurusu,  değişim isteğine, iyileşme motivasyonuna dair bize bir şey söyler. İlk adım, yardım almayı kabul etmek, kendini bir başkasına teslim edebilmektir-ki bazı durumlarda terapinin hedefi önce danışanın yardımı kabul etmesini sağlamak ve terapi sürecine başlamak konusundaki direnci üzerine çalışmaktır. Terapist, iyi bir dinleyici olmanın yanısıra, danışanın kendi duygusal güçlükleri üzerine düşünmesini sağlamak ve ona farkındalık kazandırmaya çalışır. Terapötik çalışmada, başvuru ve değerlendirme süreci, terapistin daha sonra yapacağı müdahaleler açısından önemli bir rol oynar. Peki söz konusu kişi bir ergen olduğunda ne olur? Henüz sözel becerileri yeterince gelişmemiş ve kendi üzerine düşünmekle pek de ilgisi olmayan bir ergeni nasıl motive edebiliriz? Bir ergen kendi isteğiyle terapiye neden ve ne zaman gelir? 

 Ruh sağlığı alanında çalışan terapistler arasında ergen çalışmasının, tıpkı ergenin doğası gibi, zorlu olduğu bilinir. Daha çok “anda” yaşayışları, dürtüsel oluşları, yoğun duygular yaşamaları, henüz içine “tam olarak” yerleşmedikleri bir bedene sahip olmaları, ergen terapistini, farklı manevralar ve müdahaleler yapmak ve yetişkin terapisine göre daha esnek bir tutum sergilemek zorunluluğuyla karşı karşıya bırakır. Genel olarak ergenlerle çalışırken, özel olarak da ergenliğin başlarındaki gençlerle çalışırken (12-16 yaş arası diyebiliriz) başvuruyu yapan ergenin anne/babasıdır. Özellikle bu yaş grubu söz konusu olduğunda, konuşulanların terapistle danışan arasında kalması ve bir güven ilişkisinin sağlanması, “ayrışma/bağımsızlaşma” meselesiyle uğraşan ergen için önemli bir rol oynar. 

Ergenler, bireysel özellikleri ve içinde bulundukları yaş grubuna göre farklılık göstermekte birlikte, yardım alma, hem de kendilerinden yaşça büyük bir yetişkinle işbirliği kurma konusunda dirençli olabilir. Hem yaş hem de ergenin bireysel özelliklerine göre bazıları ilişkiye daha açıkken, bazıları daha karamsar, şüpheci ya da negatif bir tutum sergileyebilir; ilk görüşmelerde, terapistin tanımak için sorduğu sorular karşısında sessiz kalarak, evet/hayır şeklinde kısa cevaplar vererek orada olmaktan duydukları memnuniyetsizliklerini gösterebilirler. Terapistin anne babanın tarafında yer aldığını ve onlarla işbirliği düşünen ergen, terapiste karşı da düşmanca bir tutum alabilir. Bu yüzden, gençlerle çalışırken onlara her zaman bu çalışmanın merkezinde kendilerinin olduğunu hissettirmek önemlidir.  

Peki yardım istemeyen bir ergene nasıl yardim edilir ya da yardım edilebilir mi? Anne babası ya da okulun isteğiyle terapiye getirilen bir ergenle karşılaştığımızda ne gibi zorluklarla karşılaşırız? Ergenin kendisine ait bir “problem tanımı” (başvuru şikayeti) olmadığında ya da ergenle ebeveynin “problem tanımı” birbiriyle uyuşmadığında ne yapılmalı? Ergenin direncinin kaynağı üzerine düşünmek her zaman önemlidir. Direnç kırılmadan terapi de ilerlemeyecek, bir noktada tıkanacaktır. Ergenin eğer varsa daha önceki terapi deneyimi, anne-babanın terapiye getirirken yaptığı açıklama ve terapiye yüklenen anlamlara dikkat etmek gerekir. Ergen annesinin babasının şikayetlerini anlamladırabiliyor mu, ya da anne-babasından farklı olarak kendisi bazı problem alanlarına işaret ediyor mu? Tanışma ve değerlendirme niteliğinde olan ilk görüşme hem terapist hem de ergenin kendisi için belirleyicidir;  terapist, ergeni tanımaya ve ona dair izlenimler edinmeye çalışırken, ergen de terapisti sınar, ne kadar “sahici” ve “güvenilir” olduğunu ölçer. Kendi pratiğim içinde ergenlerle çalışırken olabildiğinde “dolaysız” ve “açık” olmanın ilişki kurarken çok önemli olduğunu gördüm.  

Peki bir ergen kendi isteğiyle terapiye ne zaman gelir? Ergen çalışmasında, 16 yaşın bir çok açıdan önemli bir nokta olduğunu söylemek yanlış değildir. Farklılıklar olsa da, ergenliğin başlangıcını kabaca 11, 12 yaş olarak alabiliriz. 11, 12 yaşlarında bir genç henüz terapinin ne olduğunu tam anlamıyla anlayamayabilir; henüz soyut düşünme becerisi yeterince gelişmemiştir. 16 yaşından evvel ergenin çoğu zaman, anne/babalarının ya da okulun isteği üzerine geldiklerini söylemek yanlış olmaz. Tabii ki istisnai durumlar yok değil. Günümüzde çocuk ve ergen terapisi geçmiş dönemlere göre çok daha yaygın olarak biliniyor ve sağlıklı ergenler de sırf bu süreçte bir destek almak, çevreleriyle konuşamadıkları meseleleri konuşmak amacıyla terapiye başvurabiliyor. Ergenlik iniş çıkışlarıyla birlikte zorlu bir dönemeç; ailesinden uzaklaşan ergen için arkadaşları ve grupların yeri çok önemlidir. Aile desteğinin uzaklaştığını hisseden ergen akran ilişkilerinde bir sorun yaşadığında kendisini yalnız hissedebilir. Arkadaş ilişkilerinde yaşanan sorunlar çoğu zaman ergenin evde de huzursuz ve hırçın olmasına neden olabilir. Yoğun duygular, dürtüsel davranışlara neden olabilir ve bazı zamanlarda ergen kontrolünü kaybettiğini hissedebilir. Terapide, bu dönemde yaşadığı endişeleri fark edebilir ve bunlarla nasıl baş edeceğini öğrenebilir.  

Ergen çalışması, çocuklukta yaşanan sorunlar üzerine çalışmak için ikinci bir fırsat olarak da düşünülebilir, özellikle de ayrışma ve bireyselleşme meselesi çalışmanın merkezindedir. Bedensel, ruhsal ve zihinsel değişim ve dönüşüm, eski güvesizlikleri,  hassasiyetleri su yüzüne çıkarabilir. Ergenin kendi meseleleriyle ebeveynine ya da ailesinin tarihine ait olanları ayrıştırması terapötik çalışmanın önemli bir çalışmasıdır.  Cinsellik konusu, ergenlerle olan çalışmada önemli temalardan biridir. Ergenlerle çalışırken terapistin yargılayıcı bir tutum ya da tepeden bir duruş sergilememesi, terbiyevi olmaya çalışmaması ve ergenin kendi üzerine düşünebilmesi için güvenli bir alan oluşturması önemlidir. Risklerin değerlendirilmesi (zarar verici davranışlar, intihar düşüncesi, alkol ve madde kullanımı, yeme bozuklukları gibi) ergen çalışmasının önemli bir parçasıdır. Özellikle de geçmişinde bu tür deneyimler yaşayan gençlerin dikkatli bir biçimde değerlendirilmesi ve belli aralıklarla terapistle olan ilişkiyi ve teması sürdürmeleri önemlidir.



× WhatsApp İletişim