“Tek başına asla oyun oynamıyor!”: Küçük Çocuklarda Bağımsız Oyunu Desteklemek

“Tek başına asla oyun oynamıyor!”: Küçük Çocuklarda Bağımsız Oyunu Desteklemek

Oyun; okumayı, konuşmayı ve düşünmeyi en sevdiğim konulardan biri. Benim için oyun hayatın tuzu biberi- herhangi bir çabayı değerli, tatmin edici… eğlenceli kılan bileşen. Tüm çocukların hayal güçleriyle doğduğuna inanıyorum. Kendilerini gerçekten içinde bulabilecekleri dünyalar yaratan minik usta ve yönetmenler…

Bağımsız oyun oynayabilmek aslında bir beceri alanıdır ve özellikle küçük çocuklar için oldukça zor olabilir. Çocuklar kendi başlarına oyun oynamaya çalışırken, bakım verenlerin sabırlı olmaları ve gerçekçi beklentiler oluşturmaları önemlidir. Çocuklar zamanla ve destekle, yaratıcı ve karmaşık bağımsız oyunlar kurma kapasitelerini geliştireceklerdir.

Bağımsız oyunun, çevresel koşullar ve çocuğun mizacına bağlı kademeli olarak gelişim gösteren bir beceri alanı olduğu unutulmamalıdır. 6 aylık bebekler her seferinde birkaç dakika, en fazla beş dakika bağımsız oyun oynayabilirler. Sonraları, 12 aylık olduklarında, belki 10 dakikalık bağımsız oyuna oynamaya başlayabilirler. 30 dakikalık veya daha uzun süreli bağımsız oyunlar için iki ila üç yaşına gelene kadar beklenmelidir. 3-5 yaşlarında çocuğunuzun bağımsız oyunla arası iyiyse 2 saatlik bir oyun süresi gerçek dışı olmaz.

Son zamanlarda yapılan birkaç araştırma, bakım verenlerin evde deneyebilecekleri basit birkaç stratejiyi vurgulamaktadır.

Küçük ve sakin adımlar atarak başlayın.

Çocuğunuzun sizin katılımınız olmadan meşgul olma fikrine alışması için bu sürece minik adımlar atarak başlayın. İlk başta, oyuna katılmak yerine çocuğunuz oyun oynarken yanında sessizce oturun. Yaptığı şeye tamamen odaklandıktan sonra odanın başka bir yerine geçmeyi deneyebilirsiniz. Bağımsız oyun, çocuğunuzun mutlaka yalnız kalması gerektiği anlamına gelmez. Siz hala onun yakınında olduğunuzda, küçük çocuğunuz da daha rahat hissedecektir. Çocuğunuzun çabasını takdir etmeyi asla unutmayın! “Kendi başına oynama şeklini gerçekten beğendim. Harikasın!” 

Çocuğunuza alan tanıyın.

Elbette, küçük çocuğunuzun neyin peşinde olduğunu takip etmek, nelerle meşgul olduğunu anlamak istiyorsunuz, ancak kendi başına mutlu bir şekilde oynadığında etrafında olmamaya özen gösterin. Oyun alanının rahat bir şekilde güvenli olduğundan emin olun ve ardından uzaktan takip edin.

Ayrıca çocuğunuza neyin nasıl oynanacağı konusunda ne sıklıkla talimat verdiğinizin farkında olun (“Bak bu bir kamyon- onunla telefon gibi konuşamazsın, onu yerde sürüyorsun”). İyi niyetli olabilirsiniz, ancak çok sık araya girerseniz, sizden her daim talimat bekleyen, kendi hayal gücüne yaslanamayan bir çocuk yetiştirme riskine girmiş olursunuz. Ebeveynler boşlukları bazen çok sık doldurabiliyor. Tüm doğru cevapları bildiğinizi düşünseniz bile, çocuğunuzun kendi fikirlerine sahip olması için ona alan açıp, izin vermeniz gerektiğini unutmayın.

Dikkat dağıtıcı unsurları sınırlandırmak için oyuncakları dönüşümlü sunun.

Bir oyun odasında oyuncaktan oyuncağa zıplayan, 50 farklı oyuncağı olan küçük bir çocuk hayal edin. Oynadığı oyunları gözlemledikten sonra, dikkat kapasitesinin endişe verecek derecede düşük olduğu sonucuna varmak mantıksız olmayacaktır.

Toledo Üniversitesinde yapılan bir araştırmada araştırmacılar, daha az oyuncağa sahip olmanın, küçük çocukların oyun kalıplarını nasıl değiştirdiğini test etmişler. Bebeği olan aileleri araştırma laboratuvarlarına davet etmiş ve çocuklara farklı çeşitlerde 4 veya 16 oyuncak vermişler. Araştırmacılar oyuncakları çocuklara sunduktan sonra yaklaşık 20 dakika çocukların oyunlarını gözlemlemişler. Küçük çocuklara 16 oyuncak verildiğinde oyuncaktan oyuncağa geçtiklerini; ortalama olarak 20 dakikada 16 oyuncağın 8’i ile oynadıklarını ve hiçbirinin tek bir oyuncakla oynamadığını görmüşler.Küçük çocuklara sadece 4 oyuncak verildiğinde, tek bir oyuncakla oynayarak daha fazla zaman geçirdiklerini, daha uzun süre odaklandıklarını, daha fazla merak ve yaratıcılık göstererek, oyuncakları çeşitli şekillerde kullandıklarını gözlemlemişler.

Çocukların dikkat becerileri küçük yaşlarda gelişim göstermeye başlıyor. Herhangi bir oyuncağa veya aktiviteye dikkatlerini vermeleri zor olabilse de bu çalışmanın sonuçları, dikkatlerini dağıtacak çok fazla oyuncak olmadığında, küçük çocukların da tek bir oyuncağa daha uzun süreli odaklanabileceklerini göstermektedir.

Montessori eğitimcileri ve bakım verenleri arasında popüler olan oyuncak rotasyonu, bir çocuğun oyun ortamındaki dikkat dağıtıcı unsurları sınırlandırmak için oldukça etkili bir stratejidir. Oyuncak rotasyonu fikri, çocuğun erişebileceği birkaç oyuncağı çocuğun çevresinde tutmayı ve geri kalanını oyuncak değişim zamanı gelene kadar farklı bir alanda tutmayı içerir; yani oyuncakların dönüşümlü sunulması stratejisidir. Rotasyonların zamanlaması ve hangi oyuncakların oynanacağı ya da dışarıda tutulacağı konusunda net bir sınırlama yoktur. Bir çocuk her zaman belirli bir oyuncağı isterse, o oyuncak birkaç tur boyunca (veya süresiz olarak!) rotasyonda kalabilir.

Çocuğun ortamında daha az oyuncağa sahip olması, daha derin ve daha yaratıcı bir oyunu teşvik eder. Böylece her oyuncakla daha fazla zaman harcar, onu manipüle eder ve onunla oynamanın farklı yollarını keşfeder.

Çocuklara Açıkça Tanımlanmış Görevler Verin.

Florida Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, bir çocuğa açıkça tanımlanmış bir görev vermenin, bağımsız oyunu teşvik etmede genel yönlendirmeler yapmaktan daha etkili olabileceğini keşfetmişler. Örneğin, “Bu kitabı okumayı bitirmem gerekiyor. Lütfen gidip oyuncaklarınla oyna” demek yerine bakım verenler, “Al bakalım bu blokları. Ben bunu okumayı bitirene kadar bunlarla kocaman bir kule yapmayı dene.” gibi bir yönlendirmede bulunabilirler. İletişimdeki bu ince değişiklik, çocukları daha uzun süre bağımsız olarak oynamaya teşvik edebilir.

Bu, bakım verenlerin acil işlerini yapmak için kısa sürelere ihtiyaçları olduğunda kullanışlı bir strateji olsa da çok fazla kullanılırsa etkili olmayabileceğini belirtmekte fayda var. Çoğu zaman, çocukların kendi kurup, yönlendirdikleri oyunlar, bağımsız oyunların sürelerinin uzaması adına daha elverişlidir.

Özellikle pandemi sürecinde bakım verenler hem evden çalışmanın getirilerini hem de ebeveyn olmanın gerekliliklerini dengelemeye çalışırken, bağımsız oyun aileler için bir ihtiyaç haline gelmiştir. Uygulama ve destekle çocuklar, uzun sürelerce dikkatlerini çekecek ayrıntılı bağımsız oyun senaryoları yaratma konusunda daha yetenekli hale gelebilirler.



× WhatsApp İletişim