Çocuklarımızla Evde ve Anda Kalabilmek

Çocuklarımızla Evde ve Anda Kalabilmek

Modern dünyanın alışkanlıklarına, koşuşturmasına ve planlarına birkaç haftadır büyük ölçüde ara verdik. Koronavirüs salgınına bağlı olarak aniden ve zorunlu olarak değişen koşullar çocuk, genç ve yetişkin hepimizde kafa karışıklığı, şaşkınlık, kaygı, korku, öfke gibi pek çok olumsuz duyguyu uyandırdı. Modern dünyada hareketliliğe, sosyalleşmeye, koşuşturmaya alışmış olan beden ve zihinlerimiz, şimdi evde tüm bu duygularla nasıl başa çıkıyor?

Gün içinde pek çok şey yaparken; çocuğumuz için kahvaltı hazırlarken, iş maillerimize bakarken, çocuğumuzun uzaktan eğitimine destek olurken ya da onunla oyun oynarken gerçekten orada mıyız? Bedenimiz evet, peki ya zihnimiz? Tüm dikkatimizle o oyunun içinde, çocuğumuzla mıyız? Yoksa pek çok kez zihnimizin cevaplanmamış maillere, evde bizi bekleyen bir ev işine, bizi kaygılandıran Koronavirüs haberlerine kayıp gittiğini, düşüncelerimizin takip bile edemediğimiz bir hızla uçuştuğunu deneyimliyor muyuz?

Zihnimizin böylesi bir belirsizlik ve kaygı ortamında bu tür bir karmaşa içinde olması çok anlaşılır bir durum. Öte yandan, kontrol edemediğimiz bir tehlike karşısında önerilen sağlık önlemlerini (sosyal mesafeyi korumak, evde kalmak, bağışıklığımızı güçlü tutmaya çalışmak) almak kadar esas olan bir diğer korunma yöntemi de zihinsel, ruhsal kaynaklarımızı yerinde kullanmak olmalı.

Elbette, realiteden kopuk ya da soyutlanarak bir korunma değil söz edilen. Olan bitenden haberdar olarak ve dış dünyayla temasımızı sürdürerek, evde geçirdiğimiz, özellikle çocuğumuzla baş başa geçirdiğimiz zamanda gerçekten orada çocuğumuzla olabilmek, onunla geçirdiğimiz anlardan karşılıklı keyif almak.

Bu deneyim belki de en iyi ‘Mindfulness’ ya da ‘Bilinçli Farkındalık’ terimiyle açıklanabilir. Kökeni Budist ve Doğu Felsefesi’ne dayanan ‘Mindfulness’ kavramını batı dünyası ile Jon Kabat-Zinn tanıştırmış ve MIT (Massachusetts Institute of Technology) Bilinçli Farkındalık Merkezi’nde pek çok bilimsel çalışmalar yürüterek bireylerin stres düzeyini azaltmayı hedefleyen, ülkemizde de eğitimi verilmekte olan bir terapi programı oluşturmuştur (Farkındalık Temelli Stres Azaltma (MBSR)).

Kabat-Zinn “Farkındalık, sürekli, kasıtlı olarak, spesifik ve ön yargısız bir şekilde şu anda dikkatimizi vererek edindiğimiz bir bilinçlenme halidir” diye açıklar. Sürekli koşturan, bedenen ve zihnen aynı noktada olmakta zorlanan modern çağın insanı düşünüldüğünde, ‘Bilinçli Farkındalık’ kavramının son yıllarda dünyada ve ülkemizde son derece popüler olması elbette tesadüf değildir.

Şimdi belki de geçtiğimiz tüm zamanlardan daha fazla, içinde bulunduğumuz mekanda ve zamanda olmaya ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Ebeveynlerin son dönemde en çok getirdikleri sorulardan biri de bu: ‘Çocuğumlayken aklım hep başka şeylere kayıyor’, ‘Kaygımı korkularımı ona da mı aktarıyorum’, ‘İstesem de bir türlü oyundan keyfi alamıyorum’…

Çocuklar için farkındalık konusunun öncüsü terapist ve yazar Eline Snel ‘Çocuklar ilk başta farkındalık alanında minik ustalardır. Daha sonra büyür, geleceği hayal etmeyi ve geçmişe bakmayı öğrenirler…Yavaş yavaş çoğu çocuk, çok kıymetli bir yetenek olan farkındalığı kaybeder ya da kullanmayı bırakır. Elbette yetişkinliklerinde bunu geliştirmeyi yeniden öğrenebilirler’ diye anlatır çocuk ve yetişkin zihnini.

 

Elbette farkındalık, zamanla ve çabayla gelişen bir beceri. Çok basit gibi görünen ama aslında oldukça zorlayıcı olabilen bir deneyim. Bununla birlikte, bu konu üzerine düşünen, merak eden ve gerçekten kendi başlarına ya da çocuklarıyla geçirdikleri anda kalmayı niyet eden ebeveynler ve çocukları için bazı başlangıç ve basit uygulanabilir uygulamaları paylaşmak yararlı olabilir. Çocuklarla bilinçli farkındalık çalışmalarının konsantrasyon, duygu regülasyonu, stresle başa çıkma, şefkat kapasitesini geliştirme konularında son derece olumlu gelişmeler sağladığı görülmektedir. Dünyanın pek çok farklı ülkesinde Mindfulness programları okul müfredatlarında yerini almıştır.

1. Nefesimizi fark etmek

Bilinçli farkındalık çalışmalarının başlangıç noktası nefestir, çünkü içinde bulunduğumuz ana dikkat etmek, nefesimize odaklanmakla başlar.

Çocuğunuzun nefes alıp vermesine dikkat çekmek için sayfaya dikkat çekici bir renkle bir dalga resmi çizebilir ve çocuğunuzun işaret parmağı dalgaları takip ederken sakince nefes alıp vermesini isteyebilirsiniz. Dalga yukarı çıktığında nefes alacak, dalga aşağı indiğinde nefes verecek.

Nefese odaklanmak çocukların kaygılı, öfkeli olduklarında sakinleşmelerine yardım edebilir. Çocuğunuzun heyecanlı ya da kızgın olduğu anda kendi nefesinin dalgasını çizmesini isteyebilir, dalgaların aralıklarına, ne kadar yukarı çıkıp aşağı indiklerine, normal nefesinden nasıl farklı olduğuna dikkat çekebilirsiniz.

2. Duyularımızı fark etmek

En temel farkındalık çalışmalarından biri “Bilinçli Farkındalık” içerisinde yemek yeme uygulamasıdır. Aslında çoğu zaman yemek yediğimizi farkında olmadan, açlığımızı gidermek için, aceleyle ya da birşeyler düşünerek, konuşarak yemek yeriz. Oysa anda kalarak yemek, yemek yeme deneyimini yalnızca bedenen değil, ruhsal olarak da son derece doyurucu bir deneyime dönüştürebilir.

Çocuğunuz ile her öğünün ilk lokmasını ya da bir ara öğün zamanını ‘Bilinçli Farkındalık’la yemek yemeye ayırın. Bu ilk lokmanızı birlikte yerken tüm duyularınızla keşfedin. Elinize aldığınız; örneğin bir kek dilimiyse nasıl görünüyor, ne renk, içinde neler var? Elinizde nasıl bir his bırakıyor, yumuşak mı, nemli mi, pütürlü mü? Sesi var mı, kulağınıza yaklaştırıp elinizle sıkıştırdığınızda ya da ortadan ikiye ayırdığınızda? Nasıl bir kokusu var, gözünüzü kapatıp kokladığınızda ne ya da nelerin kokusunu alıyorsunuz? Ağzınıza attığınızda hemen çiğnemeden diliniz, dişleriniz, damağınızda bıraktığı doku nasıl? Tatları ayırt edin, hemen yutmadan biraz keşfedin…Bunu konuşun ve diğer uygulamalarınızda da duyularınızı harekete geçirerek, onlara dikkat ederek lokmanızı yiyin.

3. Düşüncelerimizi fark etmek

Düşüncelere dikkatimizi vermek ve onları farkındalığa getirmek, içerikleri ve duygusal yükleri ne olursa olsun onlar ve onlardan kaynaklanan davranışlarımız üzerinde kontrol sahibi olabilmemizi sağlar.

Çocukların da nefes ve duyular kadar, düşüncelerini farketmeleri mindfulness çalışmalarında son derece önemlidir. Çocukların düşüncelerini fark etmelerini sağlayacak keyifli bir oyun için yere renkli bant (örneğin, elektrik bantlarından) yapıştırarak uzun bir yol hazırlayın. Yanınıza bir zil, marakas ya da ses çıkaran herhangi bir oyuncak, müzik aleti alın. Çocuğunuzdan elinde zili tutarken bantın üzerinden yürümesini isteyin ve siz de ona yanında yürüyerek eşlik edin. Amaç, çocuğunuzun banttan oluşturulan yola bakarak yürürken, aklına her bir yeni düşünce geldiğini fark ettiğinde zili çalması ve kendisine anda kalmayı, sadece bantın üzerinde yürümeye odaklanmayı hatırlatması. Zil çaldığında, “Zili çaldın, galiba zihnimize yine düşünceler geldi, haydi dikkatimizi yine bu bantın üzerinde yürümeye getirelim” diyebilirsiniz.

4. Duygularımızı fark etmek

Duygularımızı farkedip isimlendirmek duygu regülasyonu, yani duygularımızı düzenleyebilmek için ilk adımdır. Duyguları tanımlamak ya da isimlendirmek çocuklar için başlangıçta çok kolay olmayabilir. Çünkü çocuklar, özellikle okul öncesi dönemde somut kavramları, duygular gibi soyut kavramlara kıyasla daha kolay tanımlayabilirler. Bu nedenle, çocuğunuzdan günün belirli zamanlarında gözlerini kapatıp ‘içindeki hava durumuna’ bakmasını, nasıl hissettiğine dikkat etmesini isteyebilirsiniz.

En sevdiği hayvanları çizerek, üzerlerine güneş, şimşek, yağmur, fırtına, sis sembolleri çizin ve çocuğunuzdan bu durumlar için yüz ifadelerini çizmesini isteyin. Bu sırada onların nasıl hissettiğini konuşmak, duyguları konuşmayı daha doğal bir hale getirebilir. Daha sonra çocuğunuzun kendi ‘içindeki hava durumunu’ birlikte konuşabilir veya başka bir zamanda öfkeli, heyecanlı, kafası karışık ya da kaygılı hissettiğinde, bu oyun aracılığıyla duygularına temas etmesine yardımcı olabilirsiniz.

Kaynaklar: 

  • Yeni Başlayanlar için Farkındalık, Jon Kabat-Zinn. Pegasus Yayınevi
  • Bir Kurbağa Gibi Sakin ve Dikkatli, Eline Snel. Pegasus Yayınevi

Ayrıca önerilen kaynak ve progamlar: 

  • Mindfulness Bilinçli Farkındalık, Zümra Atalay. İnkılap Kitabevi
  • Mindfulness Institute Eğitimleri, Mindfulness Temelli Stres Azaltma Programı (MBSR)


× WhatsApp İletişim