
04 Ara 2025 Wednesday Dizisi Üzerinden Bir İnceleme: Uyumsuzluk Neden mi Sonuç mu?
Stranger Things’in yeniden popülerleştiği bu günlerde, gençlik dönemine dair karanlık mizahı, tuhaflık hissini ve savunmaların yarattığı mesafeyi düşünmek için iyi bir zemin var. Tam da bu nedenle Wednesday’i ele almak, uyumsuzluğun bir karakter “özelliği” mi yoksa ilişkisel bir sonuç mu olduğunu yeniden değerlendirmek için anlamlı bir çerçeve sunuyor.
Ne zaman biri saldırgan davransa, bağırsa veya içine kapansa, şunu düşünürüm: Acaba neyden korkuyor? Bu korku nasıl bir korku ki çok acı veriyor, bastırılıyor, farklı savunmalarla savuşturulmaya çalışıyor? Wednesday karakteri bu soruları düşünebilmek için iyi bir araç olabilir.
Wednesday masallardaki kötü karakterlerden farklıdır; tamamen kötü değildir. Adı, eski bir ninnideki şu dizeden gelir: “Wednesday’s child is full of woe” — “Çarşamba günü doğan çocuk kederlidir.” Bu keder, yalnızca görünüşünde değil; duygularını ifade edişinde, ilişkilerinde ve dünyayla kurduğu mesafede de kendini gösterir.
Wednesday’in kederi tek bir durumun sonucu değil; gelişimsel, ailesel ve ilişkisel pek çok dinamiğin birleşimidir. Addams Ailesi’nde ölüm ve karanlık olağan kabul edildiği için Wednesday erken yaşlardan itibaren kederi tanıdık bir duygu olarak içselleştirmiştir. Babasının dünyayı tehlikeli bir yer olarak aktarışı ve ona küçük yaşta savunma becerileri öğretmesi, temel güven duygusunu zedeleyen bir atmosfer yaratır. Bu nedenle Wednesday için neşe ya da yakınlığın sıcaklığı değil, soğukkanlı bir keder hâli daha güvenli ve daha yönetilebilir bir iç denge sunuyor olabilir. Keder, onun öfkesini bastıran, kırılganlığını görünmez kılan ve duygusal temastan korunmasını sağlayan bir zırh işlevi görür.
Karanlık Doğal Bir Hal Değil, Koruyucu Bir Zırh
Wednesday’i klasik masallardaki “kötü karakter”lerden ayıran şey, kötülüğü bir kişilik özü olarak değil, psikolojik bir savunma olarak kullanmasıdır. Kötülük ona sosyal ilişkilerde mesafe sağlar; duygusal açıklığın yarattığı savunmasızlıktan kaçmak için bir zırh işlevi görür.
Masallardaki kötü figürlerin aksine Wednesday tek boyutlu değildir. En çok güvendiği varlık Thing’dir; bir çocuk için özel bir oyuncağın ya da uyku arkadaşının taşıdığı işleve benzer bir bağ. Karanlık mizahı, insanların tepkilerini kontrol edebilmesini sağlar.Soğukkanlılığı, duyguların yoğunluğuna karşı geliştirilmiş bir düzenleme biçimidir.Eleştirel tavrı, aslında incinme riskinden duyduğu derin bir tedirginliği maskeler. Bu nedenle Wednesday’in karanlığı kötülükten değil, yakınlığın acısından korkmaktan beslenir.
Wednesday’in kendi sözü bunu neredeyse alttan alta itiraf eder:
“I act as if I don’t care if people dislike me. But deep down… I secretly enjoy it.” (“İnsanların beni sevmemesi umurumda değilmiş gibi davranıyorum. Aslında derinlerde… Bundan gizli bir zevk alıyorum”) Çünkü derinlerde bir yerde herkes sevilmememe ihtimalinden korkar, Wednesday’e keyif veren bu düşlemin gerçek olup bu gerilimin azalması olabilir.
Kaybolan İlişkisel Beceriler ve İçsel Gerilim
Wednesday’in çoğu ilişkisel beceriye açıkça direnç göstermesi, karakterin nötr bir kişilikten ziyade savunmacı bir yapı taşıdığını gösterir:
- Empati: Başkalarının duygularına jest veya mimikle eşlik etmez.
- Duygusal paylaşım: Acı, kayıp, kırgınlıklarını ironiyle kapatır.
- Onay arayışı: Sosyal gruba uyma motivasyonuna neredeyse hiç sahip değildir.
- Yakınlık: Kişisel sınırlarını aşırı sert tutar; bağlılık, onun için bağımlılık gibi bir tehlike içerir.
Wednesday’in dünyasında güvenlik, duygusal temasla değil kontrolle sağlanır. Bu nedenle plan yapmak, duyguları çello çalarak ya da yazmak, yani ilişki dışı kanallara yönelmek ona daha rahat gelir. Ayrıca babasının okul öncesi dönemde bile ona dünyanın tehlikeli bir yer olduğunu öğretmesi, onun mesafe ve savunma temelli ilişkisel yapısını desteklemiştir.
Enid: Zırhı Çatlatan Renkli Karşıt
Enid, Wednesday’in tam karşıtı gibi görünse de aslında onun eksik bıraktığı tarafların temsilidir.
Canlı renkleri, coşkulu sesi, duygularını açıkça ifade edişi ve ilişkiyi sürdürmekteki ısrarı, Wednesday’in kapalı alanlarına temas eder.
- Enid bağ kurmanın doğal tarafını
- Wednesday ise bağlanmanın riskli tarafını temsil eder.
Freud’un Eros ve Thanatos ikiliği, bu karakterlerin birlikteliğinde neredeyse somutlaşır: Enid yaşamı, canlılığı, temas etmeyi; Wednesday ölümü, sessizliği, geri çekilmeyi.
Sonuç
Başlıktaki soruya dönersek, Wednesday’in uyumsuzluğu bir neden değil; yaşadığı pek çok durumun sonucudur: Aile sistemine ait hissetmekte zorlanmak, endişeli bir baba ve duygusal olarak mesafeli bir anneyle büyümek ve yakınlaşmaktan korkmak… Tüm bunlar Wednesday’in uyumsuzluğu bir savunma haline dönüştürür.
Kapatırken şunu düşünmeden edemiyorum: Wednesday terapiye gelen bir ergen olsaydı -ki çok zor olurdu-, ancak çok ciddi bir kayıp ve ayrılık yaşadıktan sonra gelirdi muhtemelen. Terapistiyle bir konu üzerinde birlikte düşündüklerini hissettiğinde, sonraki seansa gelmeyebilirdi, çünkü bilirsiniz birine hele de iç dünyanızı emanet edeceğiniz birine güvenmenin yolu gül yapraklarıyla döşenmiş olmaz.
Uzman Klinik Psikolog Cansu Torun

Çocuklar, ergenler ve yetişkinlerle psikanalitik yaklaşım üzerinden çalışmaktadır.