Psikoloji Blogu

Sık sık güncellenir.

Bebeklerin Neden Babalarına da İhtiyaçları Vardır?

Bebeklerin Neden Babalarına da İhtiyaçları Vardır?

Beyin, erken dönem deneyimleriyle özellikle de anne-babalardan alınan ve hassas koruyucu bakım içeren ebeveynlikle şekillenir. Erken dönemdeki bu deneyimler beynin ne kadar iyi geliştiğini sadece sağlık ve zeka açısından değil, sosyallik açısından da belirler. Otistik çocuklar başkalarındaki canlılık dinamiklerini (kişiler arası sinyalleşmenin “nasıl”ını) taklit etmede zorluk yaşadıkları halde anlamları ve hedefleri (“ne”yi) doğru olarak taklit edebilirler

Canlılık dinamikleri nelerdir?

Bizler doğal olarak insanları canlılıklarına göre deneyimleriz. Sezgisel olarak onların duygularını, zihin durumlarını, neler düşündüklerini ve gerçekten neyi kastettiklerini, gerçekliklerini, sonrasında ne yapacaklarını, sağlıklarını ve hastalıklarını neredeyse aralıksız gösterilen canlılıklarından yorumlarız.

Canlılık deneyimlememizde 5 dinamik olay birbiriyle bağlantılıdır: hareket, zaman, güç, mekan ve niyet.

Bebeğin erken dönemdeki sosyal yaşamı dinamik canlılık hareketlerinin kapasitesini şekillendirir.

2 buçuk ila 6 aylıkken bebeklerin davranışları ebeveynlerinin yüz ifadeleri ve seslendirmelerini içeren davranışlarına karşı çok duyarlıdır. Etkileşimler zenginleşmeye ve karşılıklı olmaya başlar. “Yüz yüze oyun en temel oyun haline gelir. Gözler, yüz seslendirmeleri, ifadeler ve vücut gerginliği temel evreyi oluşturur.” (Stern, 2010).

Bebek hareketlerini kontrol etmeye başladıkça, sosyal partnerini daha kolay aynalamaya başlar. Babalar özellikle çocuklarıyla oynama konusunda başarılıdırlar ve bu oyunlar sayesinde çocuklar sosyal ilişkiler kurmayı öğrenirler.

Babalar da anneler gibi çocuklara başkaları ile birlikte olmanın yollarını öğrenmeleri konusunda yardımcı olabilirler. Her ilişki alternatif bir model öğrenmenin yoludur. “Babam ve benim ilişkimiz böyle”; “Annem ve benim ilişkimiz şöyle”. Güvenilir alternatif modeller öğrenmek çocuğu çeşitliliklerle dolu sosyal hayata hazırlar.

Babalar dikkat değer bir sakinleştirme aracı olan ten tene taşımayı, sallama ve okşamayı, dokunma ve hareket davranışlarını kullanarak bebeğin sakin kalmasına yardım edebilirler. İlk 18 ayda bebekler sosyal olarak karşılıklı göz göze bakışma, duruşları anlama, selamlaşma, şakalaşma, duyguyu ifade etme, arkadaş edinme ve daha pek çoğunu öğrenmeye hazırlanmalıdır.

Çeviren: Dilay Celesun
Kaynak: Psychology Today

 

0
  2849 Hits

Erken Çocukluk Döneminde Saldırganlık

Erken Çocukluk Döneminde Saldırganlık

1-2 yaş arası, çocukların güçlü duygular hissettikleri, ancak bunları karşı tarafa açık şekilde dile getirmenin kolay olmadığı bir dönemdir. Ne kadar can sıkıcı öyle değil mi? Gelişimin erken dönemlerinde çocuklar kendilerini hareketleriyle ifade ederler. 12 aylık bir çocuk anne ya da babasının kucağına gitmek istediğinde kollarını havaya kaldırır. Bazı çocuklar yaşadıkları stresle birlikte ısırma, vurma gibi davranışlar sergileyebilir. Bu davranışların neredeyse hepsi çocuğun iletişim kurma çabasının bir parçasıdır. Çocuğunuza yumruk atması karşısında en iyi yaklaşım kuvvetle (kabaca değil) kollarını tutarak “ Vurmak yok. Vurmak acıtır. Şu anda kızgın olduğunu biliyorum. … olduğunda bu senin hoşuna gitmiyor. Ancak vuramazsın.” demektir. Açık, kararlı ancak kızgın olmayan bir tonda söylemeniz önemlidir. Bu yolla çocuk kural ve limitleri öğrenir. Ayrıca ona duygularını öğretmek anlamında da yaşadığınız bu kriz anları önemlidir. Kızgınlığın değil bu duyguya eşlik eden davranışın sorunlu olduğunu gösterme fırsatınız olur. Bu yaştaki çocuklara neyin kabul edilebilir, neyin kabul edilemez olduğunu ve bu duygularla neler yapabileceğini öğretmek gerekir. Duygularını kelimelerle ifade etmeniz önemlidir. Bu empatik yaklaşımla çocuğunuz büyüdükçe duygularıyla nasıl baş edebileceği ile ilgili de iyi bir model olmuş olursunuz.

Çocuğunuzun duygularını kabul edip, saldırgan davranışlarını durdurduktan sonra kendisini ifade edebileceği alternatif yolları gösterebilirsiniz. Birçok ebeveyn vurmanın kabul edilemez bir davranış olduğu konusunda hem fikir olsalar da, hangi davranışların kabul edilebilir olduğuyla ilgili inançları farklılaşır.

Bazıları çocukların açık havada mümkün olduğunca sesli şekilde bağırmasının, bazıları hırıltılı sesler çıkartmasının, kağıt yırtmasının, yastık gibi zararlı olmayacak nesnelere vurmasının kabul edilebilir olduğunu savunurlar. Bu karar size aittir. Önemli olan çocuğunuzun duygularını kabul etmeniz ve bunları yıkıcı olmayan şekilde ifade etmesi konusunda ona yardımcı olmaktır. Kendini kontrol edebilme becerisinin bir süreç olduğunu aklınızda bulundurun. Çocuklar nerdeyse üç yaşına kadar dürtülerini kontrol etmekte ve davranışlarının sonucunda neler olacağını anlamakta zorlanırlar. Hissettiği güçlü duygularıyla baş edebilmesi çocuğunuz için önemli bir yaşam becerisidir, yaşadığınız kriz anlarından korkmayın.

Çeviren: Sevda Amil
Kaynak: Zero to Three

1
  3174 Hits

Bağlantılar

Nesil Aile Danışma Merkezi


Çalışma Saatlerimiz

  • Hafta İçi: 9:00 - 18:00
  • Cmt: 9:00 - 18:00
  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120

Adresimiz

Süleyman Seba Cd. No:62 Spor Ap. Kat:1 Daire:2
Vişnezade / Beşiktaş/ İstanbul




  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120


0
Paylaşım