Psikoloji Blogu

Sık sık güncellenen psikoloji blogumuzda çocuk, ergen, çift ve aile, yetişkin ve sporculara yönelik güncel psikoloji haberleri ve araştırmaları yayınlamaktayız.

Evlilik Sanatı

Evlilik Sanatı

Ne yazık ki “mutluluk” imzayı atar atmaz bir anda evlilikle beraber gelen bir şey değildir. Çiftler o mutluluğu zamanla kendileri yaratırlar.

Bütün çiftlerin yüzleştiği bir tezat vardır ki o da koşulsuz, şartsız ve sorunsuz aşkı arıyor olmalarıdır fakat aslında evlilik kadar şartlı başka bir ilişki daha yoktur. İdeal evlilik arkadaşlığa ve aşka ortam doğurandır. Ama ne yazık ki iyi bir evliliğin “formülü” yoktur çünkü herkes kendine has birer bireydir. Fakat yine de herkese uyacak yönü çizecek yolları fark etmek kolaydır. Yıllardır süregelen bir erkeğin bir kızla tanışıp sonsuz mutluluğu yakalamak için beraber yaşayabileceklerini hayal ettikleri o masalda aslında kişisel olmaktansa herkesin karşılaştığı evrensel zorlukları fark etmek çiftlere daha iyi gelecektir. Çünkü aslında her ne kadar bir formül olmasa da, ilişkilerde karşılaşılan sorunlar ve çözüm noktaları aynı düzlemde olabilir.

En az 20 yıldır birlikte olan çiftlerin üzerinde yapılan araştırmada görülen o ki “aşk” beyinde ırk, kültür gözetmeksizin aynı rotayı izlemekte. Araştırmaya göre aşk beyinde ödül mekanizmamızla aynı noktada bulunmaktadır. Çiftlerinin fotoğrafları gösterildiğinde çiftlerden 1/10 i fotoğrafı gördüklerinde dopamin hormonu salgılamakta olduğu ortaya çıkmıştır. “Delicesine aşık olmak” hissiyatı ise her zaman olmasa da genellikle 2 yıl içinde yavaş yavaş kaybolmaktadır. Şaşıran araştırmacılar bu çiftlerin sırlarının ne olduğuna baktıklarında çoğunluğun sakin, cömert, derinden birbirlerine bağlı bir arkadaşlığa sahip oldukları ve yoğun cinsel hayat gözlemlenmiştir. Bununla beraber günlük hayatlarını stresi ve anlaşmazlığı minimuma indirmek üzere kurmuşlardır. Dolayısıyla evliliği ayakta tutmayı temel almadan hayattan zevk alarak evliliklerini ayakta tutmaktadırlar. Bununla beraber ilişkilerinin kilit noktasının birbirlerine anlamaya fırsat vermek olduğunu belirtmişlerdir.

Bir evlilikten en iyi şekilde tatmin olmanın bir diğer yolu ise çiftlerin elinden gelenin en iyisini yapabilmesidir. Optimist olmak, bir diğer deyişle daha pozitif ve iyimser yaklaşmak çiftler arasında ki bağa olan inancı taze tutar ve bu da büyük umutlarımızın gerçekleşmesine katkı sağlar. North Caroline Üniversitesinden Dr. Donald Baucom’in bu doğrultuda evli çiftlerin birbirlerinden beklentilerini incelediğinde ortaya çıkan sonuç şudur: birbirlerinden beklentilerini birbirlerine soran çiftlerin en sağlıklı evliliklere sahip olduğu kanısına varmıştır. Yani aslında çiftlerin birbirlerine açık olmaması ve buna rağmen “iyi bir evlilik” beklentisi felaketi davet etmekten başka bir şey ne yazık ki değildir. Ne kadar verirseniz o kadar alırsınız dolayısıyla geleceğinizin parlak olacağına olan inancınız birbirinize daha çok yatırım yapmanızı ve ilişkiyi en iyi şekilde yaşamanızı sağlar. Eşinize olan inancınızı ve beklentinizi onu methederek ve överek söylediğiniz taktirde eşinizden bu yüksek beklentinizi karşılamak için pozitif geri bildirim alacağınızı görürsünüz fakat aynı şeyi tam tersi şekilde yaparsanız, yani beklentilerinizi karşılamadığını yüzüne vurur ve memnuniyetsizliğinizi dile getirirseniz aynı şekilde kötü bir geri bildirim alırsınız. Bunun sebebi ise çok açıktır, hislerimiz sadece ne hissettiğimizin geri bildirimi değildir, onlar aynı zamanda diğerlerinin hislerini nasıl yönlendirileceğinin talimatıdır. Evlilik gurusu John Gottman bunu oldukça iyi anlatmıştır.

Bütün bunlara rağmen tamamen iyimserliğe güvenmek de doğru değildir. Çiftlerin hayalleri ve beklentileri gerçekle örtüştüğünde aslında evlilik çiftleri tatmin eder fakat mutlu olmanın tek yolu gerçeğin hayallerle örtüşmesi değildir. Çiftler birlikte yaşadıklarında birbirlerine adapte olurlar, birbirleri üzerinde varsayım ve alışkanlıklar geliştirirler. Fakat birbirlerinin beklentilerine karşılık vermeyi bırakıp sadece kendi beklentilerini duymayı umdukları an tehlike çanları çalıyor demektir. Mutlu çiftler birbirlerinin yabancılığına canlı kalırlar ve hala birbirleri hakkında bilmedikleri gizemlerin tadına varırlar. Birbirlerine olan farkındalıksa aralarındaki saygıyı canlı tutar. Gottman’in öğrencilerinin boşanan çiftler üzerindeki gözlemlerine göre, bir partner diğerinden onay istediğinde ve diğeri bunu vermeyi reddettiğinde ya da umursamadığında sorun çıktığıdır fakat daha mutlu ilişkilere bakıldığında görünen odur ki sadece “hı hı” yada “evet haklısın” bile demek birbirlerine olan desteğin örneğidir. Unutulmamalıdır ki ilişkiyi diri tutan ve bağı kuvvetlendiren şey bu küçük detaylardır. Dolayısıyla çiftlerin birbirlerini dinlemesi aradaki güveni de taze tutar.

The Art of Marriage; Catherine Bltyh

Derleyen: Berna Aker

6
İnternet ve Çocuklar
Okul Başarısı

Nesil Aile Danışma Merkezi


Çalışma Saatlerimiz

  • Hafta İçi: 9:00 - 18:00
  • Cumartesi: 9:00 - 18:00
  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120

Adresimiz

Süleyman Seba Cd. No:62 Spor Ap. Kat:1 Daire:2
Vişnezade / Beşiktaş/ İstanbul


  • Facebook Sayfamız
  • Twitter Profilimiz
  • Psikoloji Blogu

  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120