Uzman Klinik Psikolog İrem Can Esenkaya'nın Psikoloji Yayınları

Esenkaya 2012 ile 2015 yılları arasında ise Satir Yönelimli Çift ve Aile Terapisi eğitim programını tamamlamış ve Lisanslı Aile ve Çift Terapisi Uzmanı olmuştur. 2013 yılında NLP Practitoner derecesi almış, aynı yıl, Bilgi Üniversitesi ve New York Üniversitesi’nin ortak açtığı Travma Çalışmaları Sertifika Programını burslu olarak kazanmış, 2014 yıl...ında bu programın teori ve süpervizyondan oluşan kısmını tamamlamıştır. 2014’de Prof. Dr. Doğan Şahin ile Dinamik Terapi eğitimine başlamıştır ve 2017 yılında bu eğitimi tamamlamış olacaktır. Psiko-onkoloji alanında eğitim ve süpervizyon da alan İrem Can Esenkaya kronik hastalıkların hem seyir hem de yas süreçlerinde destekleyici terapi uygulamaktadır. More

Sonbahar Depresyonu

Sonbahar Depresyonu

Sonbahar depresyonu olarak da adlandırdığımız “mevsimsel depresyon” her yılın aynı dönemi görülür. Çoğu kişide bu semptomlar sonbaharda başlar ve kışın da devam eder. Mevsimsel depresyonda, kişi olumlu olaylar yaşadığı halde kendini depresif hissedebilir. Bunun nedeni azalan güneş ışınlarıdır. Güneş ışınları azalınca kişinin biyolojik saati bozulabilir, duygu durumunu etkileyen hormon olan serotonin (mutluluk hormonu) azalır. Bu değişiklikler mevsimsel depresyona zemin hazırlayan en önemli unsurlardır.

Sonbahar Depresyonun Belirtileri (Semptomları)  Nelerdir?

  • Enerjide düşüklük
  • Çok ya da az uyumak
  • İştah değişiklikleri. Genellikle karbonhidratlı gıdalara yönelmek
  • Konsantrasyon bozuklukları
  • Gergin ruh hali
  • Umutsuzluk hissi 

Bu semptomlar, bir depresyon habercisi olabileceği gibi, bipolar bozukluğu olan kişilerde de görülebilir.

Ne zaman bir uzmana başvurulmalıdır?

Bu semptomlar çalışmayı zorlaştırabilir, kişinin işine veya ailesine karşı sorumluluklarını yerine getirmesini engelleyebilir veya ilişkilerinde zorluklar yaratabilir. Bu durumlarda, bir uzmana başvurmak gerekmektedir.

Peki, bugün ne yapabiliriz?

  • Gün ışığından maksimum faydalanmak için, hava aydınlandığında uyanmış olup, melatonin hormonunun salgılanma saatleri olan 22:00-02:00 aralığında uykuda olmaya gayret edin.
  • Hormon salgısını düzenlendiğinde, vücut kendi kendini önemli ölçüde onarır. Bu onarımı desteklemek için, uyumadan birkaç saat önce yemek yemeyi, ve mavi ışık yayan elektronik aletlerle zaman geçirmeyi bırakın.
  • Havanın aydınlık olduğu saatlerde 45 dakikalık egzersizler yapmak hormon döngüsünü pozitif anlamda destekler.
  • Karbonhidratlar anlık bir enerji artışı getirse dahi, aynı hızda bir düşüşe sebep oldukları için sonrasında kişiyi daha depresif hissettirirler. Bunun yerine güne kahvaltıyla başlayıp, ara öğünlerde sağlıklı atıştırmalıklarla destekleyerek enerji seviyenizi belli bir noktada tutmaya gayret edin.
  • Bu günlük takviyeler yeterli gelmezse, terapi desteği ve ilaç tedavisi için bir uzmana başvurun.
1
  585 Hits

Dunning-Kruger Sendromu

Dunning-Kruger Sendromu

1995 yılında Pittsburg’da, McArthur Wheeler isimli bir adam limon suyu ile yüzünü görünmez hale getirip banka soyabileceğine inanmış, hatta inanmakla kalmayıp, bunu denemiş ve tabii ki kamera kayıtlarında yüzü ayan beyan belli olduğu için birkaç saat içinde yakalanmıştı. Bu olay Cronell Üniversitesi psikologlarından Justin Kruger ve David Dunning’in oldukça ilgisini çekmiş ve 2000 yılında bu fenomeni “cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini arttırır” şeklinde açıklayarak Nobel Ödülü’nü kazanmışlardır.

Dunning-Kruger sendromu olarak da bilinen bu fenomen kısaca şunlardan bahseder:

  • Niteliksiz insanların ne kadar niteliksiz oldukları ile ilgili bir fikirleri yoktur.
  • Niteliksiz insanlar var olan sınırlı yeteneklerini de olduğundan fazla görürler.
  • Niteliksiz insanlar, nitelikli olanların, niteliklerini de fark edemezler.
  • Bu insanların ancak eğitimi artarsa kendi niteliksizliklerinin farkına varırlar.

Buradan hareketle, harekete geçmek hakkında kaygı duyduğumuz bazı meseleler az bilmekten değil çok bilmekten de kaynaklanıyor olabilir. Örneğin, konuların yüklü olduğu bir sınavda, çok çalışan öğrencinin stresten performansı düşerken, onun yarısı kadar bile çalışmayan öğrenci “nasıl olsa çalışmadım” diye rahat hissederek aynı performansı gösterebilir. Bu konuda yapılabilecek şey, elimizden gelenin en iyisini yaptıktan sonra, hissettiğimiz kaygının kaynağının “fazla bilmek” olduğunun farkına varıp, kendimizi rahatlatmaktır.

1
  1303 Hits

Fibromiyalji

Fibromiyalji: Fibromiyalji Nedir? Fibromiyalji Terapisi ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Fibromiyalji Sendromu vücutta yaygın ağrıların olduğu, yorgunluk ve hassasiyet ile seyreden kronik bir hastalıktır. Toplumdaki yaygınlığı %2-4 aralığındadır. Hastaların % 80-90'ınını 40-60 yaş grubu kadınlar oluşturur. Yaygınlık yaşla birlikte artmakta ve 30-40 yaşları arasında en yüksek düzeye ulaşmaktadır. Fibromiyaljiye sıklıkla depresyon ve kaygı gibi psikolojik bozuklukların da eşlik ettiği saptanmıştır.

Migren, ise başın belli bir tarafında saatler ya da günler boyu devam edebilen ve zaman zaman mide bulantısı, ışığa hassasiyet ve sese hassasiyet gibi durumların da eşlik edebildiği şiddetli ağrıdır.

Türkiye'de 15-55 yaş arasında migren yaygınlığı %16.4 bulunmuştur. Kadınlardaki migren oranı %21.8, erkeklerdeki ise %10.9'dır. Yani, kadınlarda migrene daha sık rastlanmaktadır.

Hem migren hem de fibromiyalji kronik bir hastalık olup, tedaviye direnç gösterebilir. Bu hastalıklardan muzdarip olan kişiler fiziksel sıkıntılar yaşamakla kalmazlar, gündelik hayatları, sosyal hayatları, özel hayatları ve iş hayatları da ciddi şekilde etkilenebilir. Hastanın atakları şiddetinden ötürü travma yaratacağı gibi, bir travma sonrası da gelişmiş olabilir.

Günümüzde migren tedavisinde EMDR (Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) yöntemi, kullanılmaktadır. Bu tedavi hastalık ataklarını bir daha geri gelmemek üzere ortadan kaldırabilmektedir.

2
  960 Hits

Bağlantılar

Nesil Aile Danışma Merkezi


Çalışma Saatlerimiz

  • Hafta İçi: 9:00 - 18:00
  • Cmt: 9:00 - 18:00
  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120

Adresimiz

Süleyman Seba Cd. No:62 Spor Ap. Kat:1 Daire:2
Vişnezade / Beşiktaş/ İstanbul




  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120


0
Paylaşım