Psikolog Gülenbaht Şentürk'ün Psikoloji Blogu

Aile, çift ve yetişkin psikolojisi üzerine psikoloji makaleleri ve psikoloji blogu.

Aldatmak

Aldatmak

Burada aldatmak kavramını, başkalarıyla romantik, duygusal ve cinsel ilişki yaşamayacaklarına dair birbirine söz vermiş çiftler için kullanıyorum. Eğer ilişkide böyle bir söz verilmemişse aldatma da olmaz.

Aldatma, insanın kendisini ve yaptıklarını olduğundan farklı göstermesidir, başka türlü olduğunu söyleyip başka türlü davranması ve karşısındakinde gerçeklikten farklı bir algı oluşturmaya çalışması yani onu yanıltmasıdır. Birlikte yaşadığı kişi, başkalarının giremeyeceği bir ikiliğin içinde olduğunu, bir birliğin parçası ve birisi için biricik olma durumu yaşadığını sanırken aslında partneri başkalarıyla da romantik, cinsel, duygusal paylaşımlarda bulunuyordur. Ne olur insan aldatıldığını öğrendiğinde? Biz olma duygusu zedelenir. Daha da önemlisi, gerçek olarak yaşadıklarının bir yanılgı olduğunu öğrenmenin hayal kırıklığı yaşanır.

Dünyanın her yerinde genel olarak yıkıcı olduğu düşünülen ve tüm dinlerce yasaklanmış olan aldatma, istatistiklere göre en yaygın insan davranışından biridir. İnsanların neden aldattığı ise aldatan kişinin iç dünyası ve çift ilişkisinin dinamikleriyle bağlantılıdır. Aldatma ve nedenleri tıpkı parmak izi gibi her ilişki için farklı bir nedene bağlı olarak değişir. Çünkü ilişkiler ruhsal yapılarla belirlenir ve iç dünya çok katmanlı bir yapıdır. Aldatmanın ortak bilinçdışı anlamları ise her ilişkinin kendi dinamiklerine özgüdür.

Örneğin, eşler arasında yetişkin ilişkisindeki gibi bir karşılılık yerine birinin ebeveyn diğerinin çocuk rolünde olduğu bir ilişki yapısında, diğer partner onu yalnızca bakım veren, ihtiyaçları karşılayan, kendisini anlayan ve rahatlatan bir anne veya baba konumuna getirir. Eşiyle cinsellik ya da romantik duygular içeren bir yakınlaşma yaşamayı bilinçdışı olarak “bir tabu” gibi görmeye başlayabilir. Özellikle bir bebekleri olduğunda bu konumları daha net hissedebilir ve eşi cinsel ve romantik olarak arzulamaz hale gelebilir. Büyük olasılıkla bebeği bir bariyer gibi aralarına alırlar Artık cinsellik ve romantik yakınlık, evlilik dışında tatmin edilecek bir ihtiyaç haline gelir.

Bazen de içinde var olan kökleri çocukluğundan, kendi anne babasıyla çatışmalı ve baskıya dayalı bir ilişkiden gelmiş kişi, böyle bir çatışmayı var olan ilişkisine taşır. Bu da çocuklukta ebeveynle yaşanan ilişkideki psikolojik etkenlerin güncel ilişkiye yansımalarından biridir.

Çoğunlukla, insanların farklı heyecan ve deneyimler yaşamak, tutarlılık, devamlılık, toplumsal kabul ve güven duygusu veren ilişkisini kaybetmeden farklı , heyecan ve deneyimler yaşamak için aldattığını görürüz. Çünkü var olan ilişki, günden güne, tutku, oyun, merak, yenilenme pahasına aynılığı ve tekdüzeliği sürdürmektedir. Tekdüzelik, muhtemelen karşılıklı olarak devam ettirilen bir yapıdır çünkü aslında kişiler içten içe, ilişkilerin zamanla böyle olacağına ve heyecanın ancak başka kaynaklardan karşılanabileceğine inanır. İlişkiyi böyle bilenler için, partner güvenli limandır ama gemiler limanda durmak için yapılmamışlardır. Dolayısıyla aslında aldatma kaçınılmaz bir sonuçtur. Dönüp dolaşıp gelecek olsalar da gemiler limandan ayrılarak başka sulara açılırlar.

Kimi zaman da kişi tıpkı anne babası için yaptığı gibi karşı taraftan sevgi görmek ve onay almak için varını yoğunu ortaya koyar. Sevilmek için öyle büyük bir enerji sarf eder ki bu yatırımının karşılığını göremediğinde geçmişten de gelen hayal kırıklığının izleriyle büyük bir öfke duyar. Hak ettiği alamayan, sevgisine karşılık görmeyen, mahrum ve tatminsiz kalmış küçük bir çocuk gibi hissettiğinde de onu bu duygulara maruz bırakan kişiye misilleme yapar. Hissettiği gibi hissettirmek aldatır. Bu durumda aldatmayı, iyice dolaşmış ve içinden çıkılmaz haline gelmiş sorunlar yumağından sıyrılmak için bir yardım çığlığı olarak da duyulabiliriz.

Yukarıda altını çizdiğim gibi eşler arasında aldatmanın nedenleri her ilişkinin kendi dinamiğine özgüdür. Ancak klinikte en çok karşılaştığım durumlardan biri kendilerini ayrılmaz bir bütün olarak hissetmek için kendi kişilik sınırlarından vazgeçerek ilişki içinde kaybolmuş, adeta bir düğüm haline gelmiş çiftlerin yaşadığı zorluklardır. Birbirinin yanından hiç ayrılmayan, her şeyi birlikte yapan, aynı dost, hatta iş çevresinin dışına çıkamayan, kendilik sınırları ve mahremiyeti olmayan çiftler, kendilik duygusunu ve kimliğini muhafaza edemez ve yalnızca çift ilişkisi üzerinden kendisini tanımlayabileceğini düşünür. Kişisel varlığının devamı diğerine bağlı olduğundan onu sürekli kontrol altında tutarak, üzerinde baskı kurarak, ayrışmayı engellemeye ve sembiyotik ilişki yapısını korumaya çalışır. Buradaki bir ve bütün olma yanılgısı vazgeçilmesi zor bir güvenlik duygusu yaratsa da ilişkinin gardiyanlığını üstlenen partner de dahil olmak üzere herkes hapis hayatı yaşar. Çıkış yolu, bu duygusal bağımlılıktan daha fazla rahatsız olan partner tarafından ilişki dışında aranır. Özetle, aldatma, nedenleri ne olursa olsun, ortak olarak yaratılmış bilinçdışı çatışmaların yasak ilişki ile dışlanmasıdır.

Okuma Tavsiyesi:

Aldatma nedir? İnsanlar neden aldatır?

 

0
Ergenlikte Depresyon
Çocuk Gelişimine Yakından Bakmak

Related Posts

Nesil Aile Danışma Merkezi


Çalışma Saatlerimiz

  • Hafta İçi: 9:00 - 18:00
  • Cmt: 9:00 - 18:00
  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120

Adresimiz

Süleyman Seba Cd. No:62 Spor Ap. Kat:1 Daire:2
Vişnezade / Beşiktaş/ İstanbul



  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120
0
Paylaşım
Whtasapp eBülten Aboneliği

Güncel psikoloji haberleri ve makalelerini ücretsiz takip etmek için telefon numaranızı yazın.