Hayatınızda Yeni ve Zorlu Bir Dönem: Ön Ergenlik Dönemi (13-15 Yaş)

Hayatınızda Yeni ve Zorlu Bir Dönem: Ön Ergenlik Dönemi

Ön ergenlik dönemi (13-15 yaş), ergenliğin en ağır şekilde yaşandığı ve fiziksel değişiklerin meydana geldiği bir dönemdir. Ön ergenlik döneminde bir çocuğunuz varsa, onun kendisine sıklıkla soru olan “Ben normal miyim?” sorusuyla daha önceden karşılaşmış olabilirsiniz.

Fiziksel Gelişim ve Değişim

Ergenlikten önce çocuğunuzun gelişimi bir süre duraklar. Ergenliğe girildiğinde yaşanan değişiklikler ise hayatının diğer evrelerindeki değişimlerden daha hızlı gerçekleşir. Bu dönemdeki fiziksel değişiklikler hem çocuğunuz hem de sizin için şaşırtıcı derecede hızlı olabilir. Örneğin, çocuğunuzun okuldan gelip atıştırmalık olarak tam bir ekmek veya bir tavuk yemesi daha önce karşılaşmadığınız bir değişikliktir. Çocuğunuzun bedeninde gerçekleşecek değişimlerin, önceden çocukla konuşulması her iki tarafın da işini kolaylaştıracaktır. Erkek çocuklarda testosteron hormonunda yükselme cinsel organın, kasların gelişmesine, boyun uzamasına, sesin kalınlaşmasına ve tüylenmenin başlamasına etki eder. Kızlarda ise östrojen hormonunda artış olur ve bu durum boyun uzamasına, kas ve kemik gelişimine ve cinsel organın gelişmesine etki eder. Adet başlangıcı bazı kızlar için düzensizdir. Beyinde salgılanan serotonin ve dopamin hormonları da bu dönemde dalgalanmalar yaşar. Yani ergenler biyolojik olarak da bazen iyi düşünmeden hareket etmeye ve heyecan aramaya yatkındırlar.

  • Onu bilgilendirin: Bir tek büyük konuşma yapmak yerine sıklıkla yapılan küçük konuşmalar daha faydalı olabilir. Bu dönemdeki çocukların seslerininin kalınlaşması utanç yaratabilir ve ebeveynlerin bu konuya çok dikkat çekmemesi gerekir. Bazı çocuklar ise bu durumdan çok mutlu olur ve ailesinin onun farkına varmasını ister.
  • Anlayışlı olun: Kız çocuklarda özellikle değişen hormon seviyeleri nedeniyle adet öncesi huysuzluk ve yorgunluk yaşanabilir. Bu duruma ve bazı beklenmeyen davranışlara anlayış göstermeye çalışın.
  • Patronluk taslamadan onu işbirliğine davet edin: Kriz durumlarında endişeler öfkelenmeden, utandırmadan ve çocuğu uzaklaştırmadan ifade edilmelidir. Mevcut kriz durumu hakkında onun görüşünü dinledikten sonra kendi görüşünüzü belirtin. Bir sonraki aşama olarak aklınıza gelen çözüm yollarını birbirinizle paylaşın. Tüm fikirleri bir kağıda yazın, birbirinizi yargılamamanız çok önemli. Son aşama olarak birlikte seçenekleri değerlendirerek işbirliği içinde sorunu çözebilirsiniz.
  • Mahremiyetin önemini vurgulayın: Gelişen ve değişen vücut özellikleriyle artan cinsel farkındalığın ve merakın normal olduğunu kabul edip, vücudunun ona özel olduğu ve o istemedikçe hiç kimsenin dokunmasına izin vermemesi gerektiğini onunla paylaşın. Böyle bir durum olduğunda hemen size haber vermesini söyleyin.
  • Merak edin: Bu dönemde televizyon programları, diziler, filmler ve sosyal medya ergenlerdeki ilişki kurma ve cinsellik ile hayatı tatma isteğini arttırabilir. Ebeveynler çocuklarının yaptıklarına engel koymak yerine onlarla izledikleri üzerine konuşmayı deneyebilir. Hatta onların izledikleri programları izleyerek ortak bir ilgi alanı oluşturabilirsiniz.
  • Ona güvenin: Erken yaştan itibaren çocuklarına güvenen ebeveynler, çocuklarının bu beklentileri karşıladığını görürler. Zor bir görevi başarması için güvenilen ergenin suratındaki gurur ebeveynler için keyif verici bir tecrübedir. Güvenilmeyen çocuklar genellikle pes ederler ve beklentileri karşılamak için gerekli motivasyona sahip olmazlar.

Zihinsel Gelişim ve Değişim

Bu dönemde çocuğunuzun beyninin gelişimi sayesinde zihinsel becerilerinin arttığını gözlemleyebilirsiniz. Artık çocuğunuz yemek esnasında yapılan konuşmalarda fikrini beyan etmeye başlayabilir. Ailenin dikkat etmesi gereken ona ve düşüncelerine yer açarken, bu yere saygı duymak ve onu cesaretlendirmektir. Öte yandan, onun hala bir yetişkin olmadığını kendinize hatırlatın. Yüksek beklentiler içine girmeyip, hayal kırıklığına uğramayacak ve aranızdaki ilişkinin gerilmesi engellenecektir. Yanlış durumları ona uzun uzun anlatmak ve anlamasını beklemek yerine kendi değer yargılarınızı ve/veya beklentilerinizi açık ve kısaca söylemek aranızda doğabilecek olası çatışmaları en aza indirgeyecektir. Sözel yollarla ona ulaşamadığınızı hissettiğinizde beklenmedik ve komik bir şey yapın (tencere çalmak gibi) veya ona komik bir not yazın. Mizahı kullanmak bazen ona ulaşmanın en etkili yolu olabilir.

Duygusal Gelişim & Değişim

Ergenler duygusal olarak sabit değildir ve ne yapacakları tam bilinemeyebilirler. Bir gün duygusal olarak çok sabit ve olgun gözüken çocuğunuz, ertesi gün ağlamaklı, öfkeli ve çocukça davranabilir. Yaşanan birçok duygusal ve hormon değişikliği hesaba katıldığında aslında bu sonuç şaşırtıcı değildir. Çatışmalar bu dönemde daha fazla ortaya çıkabilir, bu nedenle Sakin kalmaya –mümkün olduğunca- gayret edin; eğer siz de öfkelenirseniz, onun öfkesi daha da artabilir. Unutmayın ki, çocuğunuz gerçekten kızgın olmayabilir; hayal kırıklığı, kıskançlık, utanma veya korkma gibi birçok olumsuz duygusunu öfke şekilde yansıtıyor olabilir. Onun hissettiklerini küçümsemek yerine duygularını ve düşüncelerini kabul edin. Duygularının neden olduğu davranış kabul edilemez olduğunda, öncelikle duygusunu kabul edin, sonra ona bu duygusunu gösterebileceği kabul edilebilir seçenekler sunun. Bu durum, sizin ona önem verdiğinizi ve her zaman yanında olduğunuzu hissettirecektir.

Saldırgan olmayan ifadeler kullanmaya çalışın: “Anlaşamıyoruz; boşver gitsin” demek yerine “Biliyorum şu an çok kızgınsın. Sana nasıl yardım edebilirim?” demek gibi Önerilerde bulunmak yerine sadece onu dinleyin. Anlatırken yaptığı jest ve mimiklerin aynısını yapmanız bile ona yardım edecektir. Bunu bir fırsata çevirin; sorular sorarak daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Hata yaptıklarında; affetmek ve konuyu kapatmak, eski hataları deşmemek, küçük başarıları fark etmek ve kutlamak, gizliliklerine saygı duymak ve dinlemek ilişkinizi iyileştirecektir. Bu dönem anne-babalar için de zor bir dönemdir. Zorlandığınız anlarda hissettiklerini çocuğunuzla paylaşın. Ben dili kullanmaya dikkat edin. Örneğin “Bazen senin beni özellikle kızdırmak için böyle şeyler yaptığını düşünüyorum ve kafam karışıyor. Nasıl davranacağımı şaşırıyorum” gibi.

Sosyal Gelişim ve Değişim

Bu dönem bazı uzmanlar tarafından; anne-babalar için çocuklarının onlara ihtiyaç duymasını beklediği, buna karşın ergenler için anne-babalarına ihtiyaç duymamaya ihtiyaçları olduğu bir dönem olarak tanımlanır. Bu dönemde çocuklar yavaş yavaş arkadaşlık ilişkilerine odaklanmaya başlarlar. Bir grubun parçası olmak, arkadaşlarıyla bir şeyler paylaşmak, yeni şeyler keşfetmek, karşı cinse karşı artan ilgisi yaşıtlarıyla paylaşmak oldukça önemli hale gelir. Buna bağlı olarak, çocuğunuzun artık sizi sevmediğini düşünmek yerine, bu dönemde arkadaşlarına daha çok ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışın. Arkadaşlarını ve aralarındaki ilişkinin niteliğini görmek adına arkadaşlarını eve davet edin. Böylece, onun için önemli olan kişilerin sizin için de önemli olduğu mesajını vermiş olursunuz. Çözemediği bir problemi size anlatmak istediğinde onu dinlemeniz, anlatamıyorsa ifade etmesine yardımcı olmanız kendini daha güvende hissetmesine yardımcı olacaktır.

Feriha Dildar
Uzman Psikolojik Danışman

Yazar: Feriha DildarE-Posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Bağlantılar

Nesil Aile Danışma Merkezi


Çalışma Saatlerimiz

  • Hafta İçi: 9:00 - 18:00
  • Cmt: 9:00 - 18:00
  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120

Adresimiz

Süleyman Seba Cd. No:62 Spor Ap. Kat:1 Daire:2
Vişnezade / Beşiktaş/ İstanbul




  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120


0
Paylaşım