Okula Hazır Olma

Okula Hazır Olma

Anne-babaların çocukları için en titizlendikleri konulardan biridir ilköğretime başlama. Gerçekten de okula olumlu bir başlangıç yapmak gelecekteki akademik hayat için kesin bir teminat değilse de, olumsuz bir başlangıç gelecekte sorunlar yaşanmasını kaçınılmaz hale getirebilir.

Nörolojik ya da zihinsel hiçbir sorunu olmamasına karşın sadece okula “erken” başlatıldığı için öğrenmeyi gergin ve zevksiz bir durum olarak gören pek çok çocuk vardır. Bu çocuklar gereksiz yere damgalanırlar, özel dersler alırlar, tedavi görürler. Ama sonuçta değişen bir şey olmaz. Çünkü çocuğun zamanı ile okulun zamanı farklıdır ve öyle olmaya devam eder.

Uzun insan ömründe okula başlamak için kaybedilecek bir yılın ne kadar önemli olduğu üzerine düşünmekte yarar vardır. Halbuki bazı çocuklar o bir yıl içerisinde olgunlaşır ve fazla bir şey yapmaya gerek kalmadan okula hazır hale gelebilirler.

Çocuğun okula başlama olgunluğu çeşitli alanlarda yapılacak değerlendirme ile ölçülebilir:

  • Fiziksel sağlık ve motor gelişim
  • Sosyal ve duygusal olgunluk
  • Öğrenme konusundaki heves
  • Dil gelişimi
  • Düşünme becerileri ve genel bilgi dağarcığı
  • Gelişimi biraz yavaş yavaş olan çocuk, yaşıtlarıyla aynı yolu biraz daha yavaş izleyebilir.

Yeterli olgunluğa sahip çocuklar

  • Öz bakımını kendi başına yapabilir (giyinme, yemek yeme, el-yüz yıkama, tuvalet kullanma).
  • Kendisinin ve anne-babasının adını-soyadını bilir.
  • Net bir şekilde konuşur.
  • Bazı harfleri tanır (büyük harf ve küçük harf)
  • Birçok sözcüğü tanımlayabilir.
  • Kavramları ayırt edebilir.
  • Zıt kavramları bilir.
  • Basit kavramların resmini çizebilir.
  • Tüm hareketlerine hakimdir, beden koordinasyonu gelişmiştir.
  • İnce kas becerileri kalem tutmaya ve yazı yazmaya uygundur.
  • Bellek yetileri gelişmiştir.
  • Haftanın günlerini, sayıları bilir.
  • Soyut- somut ayırımını yapabilir.
  • Benzer nesneleri veya resimleri gruplandırır.
  • Duygularını sözel ifade edebilir.
  • Talimat alabilir ve aldığı talimatları doğru şekilde yerine getirebilir.
  • Başka çocuklarla sorunsuz bir şekilde oynar.
  • Yetişkinlerden bazı şeyler için izin alır (örneğin “tuvalete gidebilir miyim”).
  • Belli ölçüde gerilim ve öfkeyle baş edebilir.
  • Yetişkin gözetimini ve yardımını kabul eder.
  • Kısa süreler boyunca kendi başına, bağımsız olarak çalışabilir.
  • Sınırlar içinde kalabilir.
  • Dürtülerini kontrol edebilir ve isteklerini bekletebilir.
  • 30-40 dk boyunca kalkmadan masa başında çalışabilir.

Tıbbi ya da eğitimsel herhangi bir sorun saptanmayan durumlarda anne-babanın dikkat etmesi gereken durumlar şöyle özetlenebilir:

  • Çocuğunuzla aşırı bağımlı ve bağlı ilişki geliştirmekten kaçının.
  • Çocuğunuzu keşif hissini köreltmeden ev içinde makul kurallar uygulayın.
  • Çocuğunuzun, günlük rutinine sadık kalmasını sağlayın (aynı uyku ve yemek saati gibi).
  • Çocuğunuzun bu yeni "sınırları" olan kuruma alışabilmesi için önceden onu hazırlayın. Okulun nasıl bir yer olduğunu anlatın ve aşama aşama onu okulun getireceği taleplerden bahsedin.
  • Çocuğunuzun dil gelişimini desteklemek için;-resimli kitaplar okuyup sorular sorun, günlük hayatınızda onunla sohbet edin.-renkleri ve gruplandırmayı öğrenebilmesi için oyunlar oynayın.
  • Çocuğunuzun okulda matematik derslerine yatkınlığını oluşturmak için onunla sayılarla ilgili oyunlar oynayın.
  • Çocuğunuzun okula daha rahat uyum sağlayabilmesi için okul öncesi dönemde sizden bağımsızlaşabilmesi için ona bazı sorumluluklar verin.
  • İlkokul öncesinde çocuğunuzun değişen aktivitelerle 30-40 dk. masa başında geçirebilmesi için uygun düzen ve materyaller sağlamaya çalışın. Oluşturacağınız düzende mutlaka okuma- yazma etkinliklerini yapmak yerine çeşitli zihinsel oyunlar boyama, oyun hamuru, yapboz gibi faaliyetler yapabilirsiniz. Tüm bu uğraşılar okuma- yazmaya temel oluşturacak zihinsel uyaranlardır.
  • Çocuğunuzun sıralama becerilerini geliştirin. Nesneleri, olayları, kelimeleri sıra ile hatırlamayı öğretin.
  • Görsel becerilerini geliştirmek için gördüğünüz her şeyin (ağacın, bulutun vs.) neye benzediğini konuşun, birlikte resmini çizmeyi deneyin.
  • Çocuğunuza her konuda müdahale etmekten kaçının. Bırakın kendi oyununu kendi kursun, araştırsın ve denesin.
  • Çocuğunuza bol kitap okuyun, karakterler, olaylar ve gerçek dünya arasındaki benzerlik ve farklılıkları konuşun.
  • Bunun bir ayrılık olmadığını sadece onun gelişimine katkıda bulunacak bir eğitim süreci olduğunu ona sık sık anlatın.

Feriha Dildar
Uzman Psikolojik Danışman

Yazar: Feriha DildarE-Posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Bağlantılar

Nesil Aile Danışma Merkezi


Çalışma Saatlerimiz

  • Hafta İçi: 9:00 - 18:00
  • Cmt: 9:00 - 18:00
  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120

Adresimiz

Süleyman Seba Cd. No:62 Spor Ap. Kat:1 Daire:2
Vişnezade / Beşiktaş/ İstanbul




  • 0212 225 0444
  • 0533 472 6120


0
Paylaşım